" Bu roman, Deniz ile Cihan'ın hüzünlü şarkısını anlatıyor " diyor arka kapak.
12 Eylül döneminden günümüze uzanan bir hikaye.
Üniversite.
Önce tek taraflı bir aşk.
Kavuşmama.
Siyasi olaylar, hapis günleri.
Bir bebek.
Ölüm.
Çok umulmadık ve ilginç bir ortak noktaları olan iki insan.
Tesadüfler.
Aşk.
İnci Aral'ın klasik çizgilerinden uzaklaşmadığı bir roman. Zevkle okuduğumu söyleyebilirim ama iz bırakan bir roman demek güç. Ben, okumanın edebiyatın en önemli özelliğinin insanların iyi zaman geçirmesini sağlamak, kişiyi mevcut dünyasından kopararak onu farklı bir kimliğe ve hayata taşımak, farklı bir kimlikle tanıştırmak olduğuna inanırım. Bundan sebep, bu romanın da okunmasını önerebilirim.
Not : "Sen Şarkını Söylediğin Zaman" klasik bir Türk Müziği eseriymiş, okurken bir de bu şarkıyı bir kez dinleyin derim..
Friday, 18 May 2012
Sunday, 1 April 2012
Julian Barnes - The Sense of an Ending
Yine sevdim. Julian Barnes Türkçe'ye pek çok kitabı çevrilmiş bir İngiliz yazar. Daha önce " Benimle Tanışmadan Önce, Aşk Vesaire, 10 1/2 Bölümde Dünya Tarihi" romanlarını okumuştum.
"The Sense of an Ending" de sürükleyici bir arkadaşlık, arkadaşlık arası aşk hikayesi anlatılıyor. Lise çağındaki 4 yakın arkadaşın ve aralarındaki bir genç kızın 40 yıla yayılan hikayesi. Hikaye 2-3 senede bitmiş gibi, herkes kendi yoluna gitmiş gibi gözükse de işin gerçeği, gizler sonradan ortaya çıkıyor. Hiç bitmese dedirten kitaplardan. Çok çok çarpıcı bir sonu var.
Bu yazarın son kitabı ama Julian Barnes okumak keyif verdi, şimdi sıra eski okumadığım kitaplarında..
"The Sense of an Ending" de sürükleyici bir arkadaşlık, arkadaşlık arası aşk hikayesi anlatılıyor. Lise çağındaki 4 yakın arkadaşın ve aralarındaki bir genç kızın 40 yıla yayılan hikayesi. Hikaye 2-3 senede bitmiş gibi, herkes kendi yoluna gitmiş gibi gözükse de işin gerçeği, gizler sonradan ortaya çıkıyor. Hiç bitmese dedirten kitaplardan. Çok çok çarpıcı bir sonu var.
Bu yazarın son kitabı ama Julian Barnes okumak keyif verdi, şimdi sıra eski okumadığım kitaplarında..
Sunday, 18 March 2012
Ayşe Kulin - Gizli Anların Yolcusu
Ayşe Kulin, son yılların en çok okunan Türk yazarlarından bir tanesi. Ben de bir biyografik roman tutkunu olarak, Kulin'in ilk romanlarını ( " Adı Aylin, Füreya, Şakir Paşa Ailesi " gibi ) hızlıca ve zevkle tüketenlerdendim. Kulin ile ilişkimiz yoğunluğu azalsa da devam ediyor, otobiyografisini zevkle okudum ve sıra son kitabına geldi. Kulin kitaplarını genel olarak rahat okunası, dinlendirici bulurum, işten-güçten uzaklaşmak, çok da kendinizi yormadan farklı bir dünyaya girmek için ideal, bir dizi tadında diyelim...
Gizli Anların Yolcusu, bir ilişki ve seçim romanı. Evlat kaybı yaşamış bir aile dramı, üzüntüler, kopmalar ile başlıyor. Herşey yoluna girerken, baş kahramanımız eşcinsel olduğunu keşfediyor, bu keşif sonrası aldatmalar, sarpa saran bir evlilik ve ölüm... Kitabı genel olarak beğendim ama takıldığım tek bir nokta var, o da ana kahramanın cinsel seçimindeki değişikliği siyah'tan beyaza geçiş gibi anlık bir olay olarak göstermesi. Bir insanın hayatını çok derinden sarsabilecek bu değişimin bu kadar hızlı, net ve pürüzsüz gösterilmesi bana gerçekten uzak ve bir parça hızlıca geçilmiş hissi verdi, roman burada biraz daha kişinin iç dünyasına, gel-gitlerine inebilirdi, detaylanabilirdi. Konu - ülkemiz için özellikle - hassas bir konu olduğından belki de böyle tercih edildi. Neyse, bugüne dek bu konu etrafında yazılmış en sert ve belki de gerçekçi roman benim için Perihan Mağden'in "Ali ile Ramazan"ıdır. Tavsiye edilir...
Gizli Anların Yolcusu, bir ilişki ve seçim romanı. Evlat kaybı yaşamış bir aile dramı, üzüntüler, kopmalar ile başlıyor. Herşey yoluna girerken, baş kahramanımız eşcinsel olduğunu keşfediyor, bu keşif sonrası aldatmalar, sarpa saran bir evlilik ve ölüm... Kitabı genel olarak beğendim ama takıldığım tek bir nokta var, o da ana kahramanın cinsel seçimindeki değişikliği siyah'tan beyaza geçiş gibi anlık bir olay olarak göstermesi. Bir insanın hayatını çok derinden sarsabilecek bu değişimin bu kadar hızlı, net ve pürüzsüz gösterilmesi bana gerçekten uzak ve bir parça hızlıca geçilmiş hissi verdi, roman burada biraz daha kişinin iç dünyasına, gel-gitlerine inebilirdi, detaylanabilirdi. Konu - ülkemiz için özellikle - hassas bir konu olduğından belki de böyle tercih edildi. Neyse, bugüne dek bu konu etrafında yazılmış en sert ve belki de gerçekçi roman benim için Perihan Mağden'in "Ali ile Ramazan"ıdır. Tavsiye edilir...
Sunday, 1 January 2012
Sergio Pitol - Evlilik
YKY Kültür, sevdiğim kitapevlerinden. Hele ki İstiklal'de çalıştığım dönemde havasını solumaya, yeni gelenlere bakmaya gittiğim bir küçük nefes alma mekanı idi benim için. Bu kitabı da YKY Kültür'de gezinmekte iken tesadüf eseri almıştım.
Roman, Güney Amerika'da geçiyor. Kendimi o güzel yerlerde dolaşırken hayal ettim okurken. Bu güzeldi.
Kitap, sevimli, eğlenceli, sürükleyici : bir evlilik ve çevresinde gelişen olayları, bir eşin kocasından kurtulma planlarını ve her planın başına ne işler açtığını anlatıyor. Siz de okuyun, siz de benim gibi Veracruz'u görmek isteyecekseniz. Sadece adından dolayı. Bu nasıl bir melodik bir isimdir...
Güney Amerika edebiyatından bir tat almak için okunası.
Roman, Güney Amerika'da geçiyor. Kendimi o güzel yerlerde dolaşırken hayal ettim okurken. Bu güzeldi.
Kitap, sevimli, eğlenceli, sürükleyici : bir evlilik ve çevresinde gelişen olayları, bir eşin kocasından kurtulma planlarını ve her planın başına ne işler açtığını anlatıyor. Siz de okuyun, siz de benim gibi Veracruz'u görmek isteyecekseniz. Sadece adından dolayı. Bu nasıl bir melodik bir isimdir...
Güney Amerika edebiyatından bir tat almak için okunası.
Friday, 30 December 2011
İki "Best-Seller"
İki çok satan romandan bahsedeceğim,
Alın size çıtır bir Hollywood filmi çıkartacak bir roman. Kolay okunan ama çok da sürükleyici olmayan bir roman. Çok basit bir dil, basit bir kurgu. Bir örgü yumağı dükkanı açan genç bir kadın ve bu dükkana kursa gelen diğer 3 kadının hikayesi. Sıcak bir hikaye. Yakında filmi de çıkabilir diye düşünüyorum cidden :)
Bu bir kitaptan çok bir oyun gibi. İlk bölümü bir güzel okuyorsunuz, sonra bölüm sonunda vereceğiniz karar ile kitabın akışını siz yönlendiriyorsunuz. Ben, her zamanki gibi, kendim ve çevrem için en mantıklı kararları vererek ilerledim, e en doğrusu oydu, ama gel gör ki kitaba başlayalı 20 dakika olmadan öldüm. Kitapta geldiğim son çok hızlı ve ani oldu. Farklı bir son için tekrar okumayı düşünüyorum :)
Tuesday, 29 November 2011
Haruki Murakami - Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu
Uzun bir post başlığı oldu :)
Murakami sevdamı çevremdekiler bilir, ama bu kitabı bir süre gözden ırak tuttum, totem oldu benim içn, bir de tam konsantre olabileceğim bir dönemde okumak istedim. Güzelim Murakami'mi aklımın dağınık olduğu bir dönemde ya ziyan edersem dedim.
Ben bu kitabını da çok sevdim. İflah olmaz bir Murakamisever'im. Nokta.
Kitap bilim-kurgu, fantastik öğeler içeriyor. Ama size " çok inanılmaz, çok uçuk " da dedirtmiyor, sizi yakalıyor. Ama yine sizi Japonya'da hisetirmeyi başarıyor. Yine müzikler, yine viski ön planda. Ve tabi ki kitaplar...
Murakami herkesin seveceği bir tarzda yazmıyor elbetteki, okuma zevkimizin çok uyduğu ev halkı Murakami dünyasına girmeyi reddetmiştir örneğin, ama son yılların bu dehasını siz ıskalamayın derim ben.
Şimdi düşünüyorum, Murakami'ni son kitabı 1Q84'ün Türkçe'ye çevrilmesini beklemek mi, İngilizce'sini okumak mı ???
Murakami sevdamı çevremdekiler bilir, ama bu kitabı bir süre gözden ırak tuttum, totem oldu benim içn, bir de tam konsantre olabileceğim bir dönemde okumak istedim. Güzelim Murakami'mi aklımın dağınık olduğu bir dönemde ya ziyan edersem dedim.
Ben bu kitabını da çok sevdim. İflah olmaz bir Murakamisever'im. Nokta.
Kitap bilim-kurgu, fantastik öğeler içeriyor. Ama size " çok inanılmaz, çok uçuk " da dedirtmiyor, sizi yakalıyor. Ama yine sizi Japonya'da hisetirmeyi başarıyor. Yine müzikler, yine viski ön planda. Ve tabi ki kitaplar...
Murakami herkesin seveceği bir tarzda yazmıyor elbetteki, okuma zevkimizin çok uyduğu ev halkı Murakami dünyasına girmeyi reddetmiştir örneğin, ama son yılların bu dehasını siz ıskalamayın derim ben.
Şimdi düşünüyorum, Murakami'ni son kitabı 1Q84'ün Türkçe'ye çevrilmesini beklemek mi, İngilizce'sini okumak mı ???
Monday, 7 November 2011
Nermin Bezmen - Şeytanın İflası
Çok tutkunu olmadığım bir yazar Nermin Bezmen, ama hızlı ilerleyen, kafanızı dağıtacak, yormayan, Türk film/dizisi tadında, aşk-entrika odaklı bir roman arıyorsanız doğru bir seçim olabilir. Bu soğuk günlerde evde sıcak bir kahve ile gider...
Nermin Bezmen'in pek çok romanını okudum, bu roman da bir istisna olmayarak bu sefer Vardar ailesinin etrafında dönüyordu. Romandaki kadın karakterlerden birinin adı çok ilginç geldi, Anberin, ilk kez duyduğum bir isim. Hoş geliyor kulağa, maalesef anlamını bulamadım. Araştrımaya devam...
Nermin Bezmen'in pek çok romanını okudum, bu roman da bir istisna olmayarak bu sefer Vardar ailesinin etrafında dönüyordu. Romandaki kadın karakterlerden birinin adı çok ilginç geldi, Anberin, ilk kez duyduğum bir isim. Hoş geliyor kulağa, maalesef anlamını bulamadım. Araştrımaya devam...
Subscribe to:
Posts (Atom)

